736- İNSAN ÖZGÜR MÜDÜR?

Kişi, ona doğuştan verilen özgür irade hakkına sahiptir. Hayatta karşısına çıkan durumlara karşı, aralarından tercih yapması gereken çoklu seçenekler arasından veya tamamen nefsi doğrultusunda bazı seçimler yapma durumunda kalır ve bunlar, zorlama durumlar dışında, tamamen onun özgür iradesine göre seçilir. Fakat özgür iradeye sahip olmak demek ‘’Ben özgürüm!’’ demek midir? 

Özgürlük hakkı, birtakım kurallar çerçevesinde kullanıldığı zaman toplum tarafından kabul görür. Hiç kimse yapmak istediği şeyi sırf istediği gerekçesine dayandırarak yapamaz. Yazılı veya yazılı olmayan kurallarla belirlenmiş sınırlar vardır. Yazılı kurallara örnek olarak, birisi tarafından ihanete uğramanız durumunda doğal olarak çok büyük bir öfke duygusuna kapılırsınız. Hatta belki gözünüz hiçbir şeyi görmez ve o kişinin canına kast etmek bile isteyebilirsiniz. Duruma özgür irade çerçevesinden bakılırsa, bunu yapmak için gerekli sebebe sahipsiniz. Sizin canınız yandıysa siz de can yakabilmelisiniz. O kişi bunu yapma hakkını istediği bir şekilde kullandıysa siz de kullanabilirsiniz. Ancak şimdi bir de bu çerçeveden çıkarak duruma bakalım. Evet, yukarıda saydığım gerekçelere dayanarak o kişinin canına kıyabilirsiniz. Ancak hukuki düzeyde yargılandığınızda, mahkemenin karşısında yaptığınız bu tür bir savunma asla kabul görmeyecektir. İşin sonunda ağır bir ceza çekersiniz. Çünkü özgür irade ile davranma hakkınızı hukuk kuralları çerçevesinde kullanmadınız. Bir de yazılı olmayan kurallardan birine örnek vereyim. Mesela giyim kuralları. Özgürlük hakkı açısından bakarsak hiç kimse veya hiçbir durum sizin giyim tarzınıza karışmamalı ve de engel olmamalıdır. Ya da sadece buna bakarak sizin hakkınızda bir yargıya varılmamalıdır. Siz istediğiniz şeyi istediğiniz yerde, özel durumlar dışında, giyebilirsiniz. Bakıldığında doğru olan budur. Ancak özgür iradeniz ile karar verdiğiniz giyinme hakkını aşırı açıklık seçeneğinden yana kullandığınız zaman hukuki anlamda bir ceza almazsınız ancak toplum tarafından aşağılanacak, yargılanacak, hatta belki toplumdan men edilebilirsiniz. 

Vermiş olduğum iki örnekte de kişinin toplumsal, hukuki vb. sınırlar dışına çıktığı taktirde özgürlük hakkının geçerli olmayacağını açıkladım. Ancak bu sınırlar içerisinde kalarak kendi hayatınızla ilgili yaşam tarzınız olsun, çalışacağınız yer olsun, ilişki kuracağınız kişiler ve onlara karşı sergileyeceğiniz tutum olsun her şeye siz karar verip yönlendirebilirsiniz. Bu sizin hayatınız, istediğiniz gibi yaşama ve karar verme özgürlüğüne sahipsiniz. Ancak ne kadar bu şekilde olursa olsun yukarıda sunduğum durumlar ışığında asla tamamen özgür değilsiniz ve olamazsınız. İsteklerinizi her yerde, her zaman, herkesle, her şekilde sınırsızca gerçekleştiremezsiniz. Bu, yaşam şartlarına ve topluma ters düşer.

Yani evet. İnsan tamamıyla özgür değildir ve hatta olmamalıdır. Özgürlük; istediği partiye korkusuzca oy verebilmek, dışarı çıkarken yargılanacağından korkmadan istediği renkte giyinebilmek, sınavdan çıktıktan sonra ailesinden çekinmeden istediği bölümü seçebilmek olmalıdır. Kadın olduğu için korkmamak, hizmet sektöründe çalıştığı için küçük görülmemek olmalıdır. Kısaca özgürlük, iyi bir toplumda rahat bir hayat sürebilmektir. Herkes istediği her şeyi her zaman yapabilse evet, insan tamamıyla özgür bir varlık olur. Ancak böyle bir dünya özgür bir dünyaya değil, kaos dolu bir cehenneme dönüşür. Sonuç olarak başlıkta sorduğum sorunun cevabı ‘’Hayır’’dır ancak bu, kesinlikle insanlık için en doğru olanıdır.

Adı Soyadı: Elis Asu Eren

Sınıf / No: 11/B – 736

Yorumlar

Popüler Yayınlar