1196 - “Çünkü insan, birey olarak yalnız kendi kişisel hayatını değil, aynı zamanda, bilinçli veya bilinçsiz olarak, kendi çağının ve çağdaşlarının hayatlarını da yaşar…”
İnsan, birey olarak yalnızca kendi kişisel yaşamını sürdüren bağımsız bir
varlık değildir. Doğduğu andan itibaren içinde bulunduğu toplumun kültürü,
değerleri, düşünce yapısı ve yaşanan dönem, bireyin karakterinin ve dünya
görüşünün oluşmasında önemli bir rol oynar. İnsan farkında olsun ya da olmasın,
yaşadığı çağın sorunları, beklentileri ve genel atmosferi onun düşüncelerini ve
davranışlarını etkiler. Bu nedenle bireyin hayatı, sadece kendi deneyimlerinden
değil, aynı zamanda çağının ortak yaşantılarından da beslenir.
Özellikle toplumsal olaylar, teknolojik gelişmeler ve dönemin hâkim düşünce
akımları bireyin hayata bakışını şekillendirir. Birey, kendi kararlarını
aldığını düşünse bile bu kararlar çoğu zaman toplumun sunduğu imkânlar ve
sınırlar içinde oluşur. Aynı çağda yaşayan insanların benzer kaygılar taşıması,
benzer hedefler belirlemesi bunun bir göstergesidir. Dolayısıyla insan, kendi
hayatını yaşarken aynı zamanda çağdaşlarının umutlarını, korkularını ve yaşam
biçimlerini de dolaylı olarak paylaşır.
Sonuç olarak insanın yaşamı, bireysel ve toplumsal unsurların iç içe geçtiği
bir bütündür. Kişi, kendine ait bir hayat sürdürse de bu hayat yaşadığı dönemin
izlerini taşır. İnsan, bilinçli ya da bilinçsiz şekilde çağının bir parçası
olarak hareket eder ve kendi yaşam öyküsünü oluştururken aynı zamanda çağının
ruhunu da yansıtır.
Adı Soyadı: Defne Kuruoğlu
Sınıf / No: 11/B – 1196


Yorumlar
Yorum Gönder