252- YAPAY ZEKA VE İNSAN İLİŞKİSİ
Yapay zeka,diğer adıyla AI(Artificial Inteligence);problem
çözme,algılama,karar verme gibi insan zekasıyla ilişkilendirilen görevleri
yerine getirme yeteneğidir.Temelleri 1950’lerde atılan yapay zekanın ilk
kullanım şekilleri uzaya araçlar gönderip veri toplamaktı.Günümüzde ise
elimizin altındaki telefonlarla anında ulaşabileceğimiz yapay zeka,internetin
her köşesinde bulunuyor.2020’de test halinde olan GPT-3 şu anda ChatGPT olarak
nam salmış durumda.
Arama motorlarında, banka uygulamalarında ve bu gibi her
yerde varolan yapay zeka,biz insanlar tarafından oldukça fazla kullanılıyor.
Ödev yapmaktan yemek tarifi sormaya, sunum hazırlamaktan toplu mesaj için bir
cümle hazırlamaya kadar kullandığımız yapay zekanın kötü yanları fazlaca bulunuyor.
En basit örneği açıklayacak olursak, yapay zekanın insan beyninin
fonksiyonlarını unutturmasından bahsedebiliriz. Teknolojinin gelişimiyle
toplumun büyük bir çoğunluğu olarak bu uygulamaları gereğinden fazla tüketiyoruz
ve bu tüketim insanın her şartta ve zamanda yapması gereken bir aksiyon olan
düşünme yeteneğimizi sınırlandırmakla kalmayıp yavaş yavaş elimizden alıyor.
Artık insanlar en küçük bir kararsızlık içinde bile yapay zekaya sığınmakta ve
bu görüldüğünden de tehlikeli bir durum.
Yapay zeka aynı zamanda insanlara dışarı çıkmadan bir şeyle iletişim
kurma olanağı sağlıyor ve bu da özünde sosyal olan canlılar olan insanların dış
dünyadan izole olmasına neden oluyor ve bu duruma genç yaşta adapte olan
gençler diğer insanlarla iletişim kurma konusunda zorluk çekiyor.
Yapay zekanın gerektiği gibi kullanıldığını senaryoyu ele
aldığımızda elbette bu durum gözlenmeyebilir ancak buna rağmen insanlık olarak
mağdur duruma düşme ihtimalimiz var. Özellikle bu yıl güncellenen ve çokça
kullanılan görsel,video,sunum,afiş gibi ögeleri saniyeler içinde hazırlayan AI,
işverenler için iyi bir fırsat olsa da, grafik tasarımcılar gibi yaratıcı
içerikli meslekler yapan insanların önünü kesiyor. Şu an küçük çaplarda
animasyonlar da yapabilme yapay zekanın animatörleri de zor durumda bırakması
olası bir ihtimal. Sadece bunlar değil, iç mimarlık ve mimarlık gibi meslekler
de artık önemini kaybediyor çünkü müşteri yapay zeka ile ile çok kısa bir
sürede onlarca farklı tasarıma ulaşıp arasından seçim yapabiliyor. Gelecek
odaklı düşünüldüğünde sadece bu değil, her meslek alanının önemini
kaybedileceği tartışılamaz bir gerçek. Bu kesin öngörü meslek sahibi olmaya
hazırlanan gençleri oldukça kaygılandırmakla beraber onların seçeneklerini sınırlıyor.
Doğal olarak bu da gençleri tükenmişlik sendromuna ve öğrenilmiş çaresizliğe
sürüklüyor.
Yapay zekanın doğaya zararları hakkında konuşmak gerekirse
en önemli zararı olan su israfından bahsetmemiz uygun olur. Devasa veri
merkezlerindeki sunucuların aşırı ısınmasını önlemek ve optimum sıcaklıkta
çalışmalarını sağlamak için gereken soğutma sistemlerinde büyük miktarda su tüketilmektedir.
Bu da zaten dünyada az bulunan tatlı suyumuzun daha da azalmasını ve israfın
büyümesine neden olur. Microsoft'un bir raporuna göre, sadece 2022 yılında
yapay zekâ uygulamalarını desteklemek için kullanılan veri merkezlerinde
yaklaşık 1.7 milyar litre su harcandı ve bu rapor bile bize gelecekte yük
olacak su azlığının sinyallerini veriyor.
Özetle yapay zeka dışarıdan bakıldığında iyi bir gelişme olarak gözlense de halka açık kullanımı insanlarda stres, yalnızlık unsuru oluşturmaktadır. Gezegenimize olan zararı da göz önüne alındığında sadece gerektiğinde kullanılması gereken bir araç olduğu gerçeğine ulaşırız.
Adı Soyadı: Ayça Vildan Balcı
Sınıf / No: 11/B – 252


Yorumlar
Yorum Gönder